VATAN otobüs, vatandaş hem sahibi otobüsün; hem yolcusu. Otobüs sahipleri; Şoförlük İhalesi açmışlar Vatan otobüsüne şöfor seçmek için. Bu Şoför belirli bir süre otobüsü kullanma ihalesini kazanmış, yürütme’nin etkin ve yetkin başı; başbakanı olmuş ülkenin. Otobüs, şoförün yönetiminde iktidar seferine çıkmış.
Çıkmış, çıkmasına da; şoför yolcuların yüreğini ağzına getiren çarptı çarpacak, uçuruma uçtu uçacakcasına kullanmaya başlamış otobüsü.
Yolcular homurdanmaya, yakınmaya, direksiyonu -iktidarı- bırak seslerini yükseltmeye başlamışlar şoföre karşı. Şoförün ağzı kulaklarında. Henüz kontrat sürem -seçilme müddetim- bitmedi umursamazlığında yanıtlıyor homurdanmaları, yakınmaları.
Yolcuların oy veren elleri mahkum. Otobüs devrilse, çarpsa, uçurumdan uçsa, kimi malsahibi vatandaş yolcu ölse, yaralansa, sakat kalsa oy veren ellerin yapabileceği hiçbir şey yok bu tür antidemokratik uygulamaya karşı çoğu demokrasilerde. İş işten geçtikten sonra yapılacak şeçimlerde bir bardak su içerek, bir daha bu şoför lehine oy kullanmamakla yetinilecektir sadece.
Hukuk devletinde; hakkımızı, hukukumuzu koruyacak vekillerimizi -avukatlarımızı-; birey olarak seçme ve istediğimiz anda azletme özgürlüğümüze sahipken, seçmen kitlesi olarak milletvekillerimizi istediğimiz anda azledebilme hakkına sahip değiliz. Neden? Yönetenlerin işine gelmediği için. İstikrar’dan söz edeceklerdir. Yönetimlerini istikrar içinde – istedikleri gibi- sürdürmek elbette onların çıkarına olacaktır.
Bu antidemokratik uygulama eğer demokratikse, hakkaniyete uygunsa; avukatlar mağdur edilmesin, vekaletnamelerin süresi 5 yıl olsun ve bu 5 yıl içinde müvekkil -vekalet veren-, vekilini -avukatını- azledemesin…
Anayasamızın 67. maddesi uyarınca, “… Seçimler … Yargı yönetim ve denetimi altında yapılır…”. Yargı yönetim ve denetimi altında yapılan seçimlere katılan her siyasi partinin birer “VAAT PROGRAMI” – var. Seçimleri bu vaatlerle kazanan iktidar partisi, eğer vaatlerini yerine getirmiyorsa, suç işlemiş olmuyor mu? Ticari mal ve hizmetler ayıplı oluyor da; siyasi hizmet vaatleri niçin sütten çıkma ak kaşık sayılıyor? Yasaları siyasal hizmet vaatçileri yaptıkları için mi?
Her siyasi parti; 4 ya da 5 yıllık seçim döneminde, her yıl için hangi vaatlerini gerçekleştireceğini seçim programında belirtmelidir. Böylece dipsiz kile boş ambar, ulu orta vaatlerde bulunarak seçmeni aldatmamalıdır. Yıllık vaadini gerçekleştiremeyen iktidar partisi aleyhine, muhalefet partileri dava açmalı; iktidar partisinin savaş ve doğal afet dışındaki mazeretlerle yıllık vaadini yerine getirmediği saptanırsa, yeniden seçim kararı çıkmalıdır. Seçimleri az masraflı ve güvenceli yapmanın yolları araştırılmalıdır.
Biz otobüsümüze dönelim. Şoför; yolcuların sözlü yakınmalarını hiçe sayıyordu. Demokratik ortamda şoför yolcuları, yolcular şoförü ikna edemiyorlardı. Sözün bittiği yerde eylem başlayabilir. Şoförlük bilgi ve becerisine sahip bir yolcu grubu, direksiyonu bırakmak istemeyen şoförü ani ve hemoglobinsiz bir eylemle direksiyondan uzaklaştırmaya kalkışabilirler.
Demokratik birinci, eylemli ikinci yöntemden sonra üçüncü yöntem denenebilir. Üçüncü yöntem, eylemsizlik yöntemidir. Şoföre karşı, yolcuların ve yolcular içindeki şoförlük bilgi ve becerisine sahip kimselerin duyarsız davranarak; hiçbir sözel ve eylemsel davranışta bulunmayarak işi oluruna bırakmalarıdır.
Üçüncü yöntemin sonucunda, hiçbir şey olmadan yolculuk sürebilir, ya da otobüs uçuruma yuvarlanabilir. Şoförü sözel yolla ikna ederek, veya eylemsel olarak devre dışı bıkarak uçuruma uçmayı önlemeyenler; “Nasılsanız, öyle idare edilirsiniz” ilkesinin devreye girmesine neden olur ve uçurumdan yuvarlanmanın ceremesini çekerler.
Sözel, eylemsel ve eylemsizlik eylemlerinin -bu üç eylemin- dışında durumu olumlu yönde değiştiren dördüncü seçenek; otobüsün arıza nedeniyle kendiliğinden stop etmesi ve şoförün tüm çabasına rağmen otobüsü hareket ettirememesidir.
EROL ERDOĞMUŞ
erolerdogmus@hotmail.com