Mutluluk veren olaylar kutlanır. Bayramlar, toplumlara mutluluk veren olayların toplumlarca kutlanmasıdır. Bayramlar, dini ve milli olmak üzere ikiye ayrılır. Dini bayramlar, dinlerden kaynaklanarak nesilden nesle süregelir. Milli bayramlar, mutluluk veren tarihi olaylara dayanır.
Bayramlar toplumsal -resmi- düzeyden, kişisel -özel- düzeye inerek kişiden kişiye kutlandığı ölçüde yaygınlaşır, etkinleşir. “Ahmet bey, Ayşe hanım; ramazan/kurban bayramınız kutlu olsun” denildiğinde, kişiden kişiye kutlama ortamı oluşur.
Birbirlerinin ramazan ve kurban bayramını kutlayan T.C. vatandaşı Türkler; Cumhuriyet bayramı olmasaydı, esir müslümanlar olarak dini bayramlarını kutlama ezikliğinde olacaklardı. Cumhuriyet bayramımız, milli ve dini onurumuzu kurtardı. Niçin kişiden kişiye “Ahmet bey, Ayşe Hanım; Cumhuriyet bayramınız kutlu olsun” demiyoruz düşüncesiyle birbirlerinin Cumhuriyet bayramını kutlamıyorlar?
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Atatürk’ü anma, Gençlik ve Spor Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı birer merdiven basamağı olarak bizi en büyük bayrama; 29 Ekim Cumhuriyet Bayramına yükseltir. Dini ve milli bayramlarımızı birleştiren ortak payda bayram; Cumhuriyet Bayramıdır. Cumhuriyet bayramını kişiden kişiye kutlamayı gelenekselleştirmeliyiz. Milli birliğimiz ve bütünlüğümüz için gereken budur.
EROL ERDOĞMUŞ